Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ından yola çıkarak bir film yapma projesi dahilinde sinopsis niyetine birşeyler karalamış, birkaç deneme çekimi yapmış, bir daha da geri dönememiştim. Taa ki Beyoğlu’nda sergilenen Mezapotamya Dramaturjileri’ni geçtiğimiz kasım ayında izleyinceye kadar. Kutluğ Ataman’ın heyecan ve düşünce dolu işleri arasında özellikle İkinci Dil Türkçe‘den (başta ismi olmak üzere) esinlenerek elimdeki deneme çekimlerinden şöyle bir şeyler çıkartttım. Belgesel, kurmaca, film mekânı, film dışı mekân, açı ve karşı açı ilişkileri açısından ilginç buldum.
Türkçe’nin kendisi için varolan bütün zorluklarına rağmen
Tutunamayanlar’dan okuyan Richard Melka’ya teşekkürler.
