24-05-2010
Bir zamanların Grande Rue de Pera’sı İstiklal Caddesi ve Beyoğlu, Osmanlı’dan beri Batı’yı temsil etmiş olmakla birlikte bir kuşağın, İstanbul’un entelijansiyasıyla olduğu kadar marjinalleştirilmiş ve yoksul kesimleriyle, yerli yabancı göçmenleriyle kısaca Tarlabaşı Bulvarının sınır oluşturmasına rağmen şehrin en heterojen nüfusuyla iletişim kurabildiği ve karşılıklı olarak beslenebildiği ölçüde kültürel dinamiği yoğun mekânlardan.
Tarlabaşı’ndaki kentsel dönüşüm uygulamalarının bir uzantısı olarak Emek Sineması, Yeni Rüya Sineması ve İnci Pastanesi’nin yer aldığı Cercle d’Orient binasının dönüştürülme çalışmaları, İstanbul’un çeşitli bölgelerinde uygulanan kentsel dönüşüm mağdurlarından farklı bir kitleyi sokağa dökmesi açısından sanırım bir ilki oluşturdu.
İstanbul’da, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı etkinlikleriyle yetişen bir kuşaktan bahsetmenin mümkün olduğu ölçüde, sanatçı, öğrenci, akademisyen, çoğunluğu Festival takipçilerinden oluşan kültürel sermaye sahibi bir kitlenin, Film Festivali’ne ev sahipliği yapmış, Beyoğlu’nun en eski sinemalarından Emek’in yıkılmasına karşı olduğunu ifade etmek için sokağa çıkması birçok açıdan manidar olduğu kadar belki de İstiklal Caddesi’nin sessiz sedasız ama kararlı bir biçimde devam eden dönüşümünü görünür kılacak nitelikte.
